Study abroad in Spain

Youtube’da markalara yol gösteriyor

Yazar

Muse Network’ün çok geniş bir influencer (fenomen) network’ü var. Birlikte, markalar için organik içerikler üretiyorlar.

 

Y Kuşağı’ndan emin değilim ama Z Kuşağı’nın Youtube’u televizyon kanallarına tercih ettiğine eminim. On bir yaşındaki kızımın izleme alışkanlıklarının televizyonla bağı zayıf. Onun yerine iPad’inden ve akıllı telefonundan, abonesi olduğu Youtube kanallarını izlemeyi tercih ediyor. Hayranı olduğu Youtuber’ların yeni videolarını kaçırmıyor… Dolayısıyla Z Kuşağı’na erişmek için televizyon doğru bir kanal değil. Büyüyüp iş hayatına atıldıklarında bu alışkanlıkları değişir mi bilmiyorum ama bugünkü tablonun marketing stratejilerinde radikal bir değişimi zorunlu kıldığı açık… Muse Network, Türkiye’de Youtube izleyicilerine ulaşma imkanı sağlayan belli başlı şirketlerden biri. Şirketin kurucusu Serdar Ekrem, “Muse’u kısaca şöyle anlatabilirim” diyor: “Muse, video odaklı, kreatif bir içerik ajansı. Videoların üretimi, dağıtımı ve pazarlanması üzerine yoğunlaşıyoruz. Markalara seri videolar üretmekten, farklı kategorilerde yüzlerce Youtube kanalını yönetmeye kadar geniş bir alanda faaliyet gösteriyoruz. Markaları düzenli video içerik üretmeye yönlendirerek onları birer yayıncı yapmaya çalışıyoruz.”

Muse’ün çok geniş bir influencer (fenomen) network’ü var. Birlikte, markalar için organik içerikler üretiyorlar.

Şirket her gün farklı kategorilerde milyonlarca izlenmeyi analiz ediyor ve üretilecek videolar konusunda uzmanlaşıyor. Bu şekilde, her ay 10-15 arası video ürettikleri ve Youtube tarafında yüz binlerce organik izlenmeye ulaşan marka kanalları bulunuyor.

Muse’ün ana mecrası Youtube; ama Instagram ve Facebook’un video tarafına yatırımları arttıkça, bu mecralarda da işleri artıyor. Ekrem, Youtube’da neler yaptıklarını şöyle anlatıyor: “Youtube’da çok izlenen videoların sahibi olmak, sanatçıların da, fenomenlerin de, markaların da en büyük amacı. Biz hepsine, sadece gösterim satın alarak bir başarı yakalanamayacağını göstermeye çalışıyoruz. Çünkü sosyal medyanın geçer akçesi etkileşim ve sadece gösterim satın almayla etkileşim yakalayabilmek bu zamana kadar hiçbir markanın başarabildiği bir şey değil. Ayrıca markalar, içeriklerinin ilk sırada yer almasını istiyorlar, bu da en güçlü olduğumuz taraflardan biri. Bazen bir markaya ait yeni bir videoyu, ilgili bir aramada, çok kısa bir sürede ilk sıraya çıkarmamız markayı ikna etmemiz için yeterli oluyor…”

Article Categories:
Sosyal Medya · Startup